EmniyetSaatte 50 kilometre hızdaki bir
çarpmanın 4. kattan düşmeyle eşdeğer olduğu, emniyet kemeri
takmamış yaralıların yüzde 70’inin 50 kilometreden düşük bir
hızda yol alırken yaralandığı bildirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinden
alınan bilgiye göre, doğru takılmış bir emniyet kemeri insan
bedenini, çarpma etkisiyle vücutta meydana gelen sarsıntının
kademe kademe azalmasını sağlayıp, çarpma etkisini vücut
yapısındaki en güçlü noktalara yönelterek, koltuktan
fırlamayı engelleyerek, hassas ve en önemli organların yer
aldığı kafa ve omuriliğin herhangi bir yere çarpmasını
önleyerek koruyor.
Üç noktalı emniyet kemerleri, otomobilde
seyahat edenlerin ağır yaralanma risklerini yüzde
45, kamyonetlerde yüzde 60 oranında azaltıyor.
Ölümlü kazalarda emniyet kemeri kullananların yüzde
24.8’i hiç zarar görmeden kazayı atlatırken, emniyet kemeri
kullanmayanlarda bu oran yüzde 6.3’te kalıyor.
Yapılan araştırmalara göre, emniyet kemeri kullanımı,
arka koltukta meydana gelen ölüm ve yaralanmaların üçte
ikisini, ön koltuktaki ölümlerin yüzde 6’sını önlüyor. Bütün
ağır yaralanmalarda ise arka koltuk emniyet kemerleri
yaralanmanın şiddetini yüzde 50 oranında azaltıyor.
İngiltere’de yapılan başka bir araştırmaya göre, daha
düşük oranda emniyet kemeri kullanan arka koltuk
yolcularının yaralanma riski 2 kat, fırlatılma riski 7 kat
daha fazla oluyor. Emniyet kemeri takmamış arka koltuk
yolcuları, en çok kafa, yüz ve boyun zedelenmelerine maruz
kalıyor.
KISA YOLCULUKLARDA EMNİYET KEMERİNİN ÖNEMİ
Birçok sürücü, kısa yolculuklarda emniyet kemerinin
hiçbir işe yaramadığını düşünüyor, ancak emniyet kemeri
kullanımını en çok gerektiren aslında kısa mesafeler oluyor.
Çünkü ölümlü trafik kazalarının yüzde 80’i sürücülerin
evlerine 30-35 kilometre uzakta ve saatte 55-60 kilometre
hızın altında gerçekleşiyor.
Ayrıca kazalardaki ölümlerin yüzde 35’i şehir içinde ve
büyük olasılıkla günlük güzergahlar üzerinde meydana
geliyor.
Emniyet kemeri kullanılmıyorsa 30 kilometre hızla
çarpıldığında bile ağır yaralanma riski çok fazla oluyor.
Araştırmalar, emniyet kemeri takmamış yaralıların yüzde
70’inin, 50 kilometreden daha düşük bir hızda yol alırken
yaralandığını, 50 kilometre hızdaki bir çarpmanın, 4. kattan
düşmeyle eşdeğer olduğunu ortaya koydu.
ÇARPMANIN ETKİSİ TONLARLA İFADE EDİLİYOR
Bazı sürücüler düşük hızdaki çarpmalarda araç içinde
sıkıca tutunup etkiyi düşüreceğine inanıyor. Bunu yapmak
için öncelikle saniyenin dilimlerini kullanabilmesi ve çok
güçlü kol kaslarına sahip olması gerekiyor.
Kol kasları 25 kilogramın üzerindeki bir güce çok fazla
dayanıyor. Ancak bir duvara 50 kilometre hızla çarpma
esnasında iki tonu geçen bir etki oluşuyor ve buna engel
olmak için 75 kilogram güç gerekiyor. Kollar bunu
engelleyemiyor, ancak 2,5-3 tonluk bir etkiye direnebilecek
şekilde tasarlanan emniyet kemeri, kol ve bacakların
parçalanmasını önleyebiliyor.
Yapılan araştırmalar, kaza anında en iyi yerin aracın içi
olduğunu ortaya koyuyor. Aracın dışına fırlatılma durumunda,
ölüm riski 25 kat daha fazla oluyor.
Araçtan fırlayan kişi, yumuşak ve yeşil çimlerin üzerine
düşmüyor. Fırlama ile kişi aracın ön camına, kaldırıma,
başka bir araca çarpabiliyor.
Hava yastığı, yalnızca önden şiddetli çarpmalara karşı ek
bir koruyucu görevi görüyor. Sürücü için hava yastıkları,
kemerlerle sabitlenmiş olan vücudun, baş ile direksiyon
arasındaki temasını engelliyor. Hava yastığı, emniyet
kemerinin etkinliğini yüzde 40 oranında artırıyor.
Hava yastıkları, yandan çarpma ve savrulmayı önlemede
hiçbir zaman emniyet kemerinin yerini tutmuyor